Tam 41 yılı geride bırakmış olacağım yarın. Gerçi ben; annem bana her sarıldığında, babam beni her öptüğünde, kardeşim dünyaya geldiğinde, her mezuniyetimde, altına imzamı attığım her akademik başarımda, bir adım daha yukarı çıkmayı başardığım her bir kariyer basamağında, hiç tanımadığım insanları mutlu edip her hayır duası alışımda, sevdiklerim yanımda olduğunu her hissettirdiğinde, sınıra kadar sabır sonrası arkama bile bakmadan her gidişimde, her gözyaşı sonrası başımı dik tutup “Haydi, devam!” diyebildiğimde, düşünce dizlerimdeki yaralara kimseye duyurmadan kendim pansuman yapabildiğimde ve yine yaralarını sardığım kendi dizlerime yaslanıp ağlayabildiğimde, ruhumu zedeleyip yaşama sevincimi sömüren insanları birer birer hayatımdan çıkarabildiğimde ve tabii ki canım kocam ile evlendiğim ve yine elbette anne olduğum gün yeniden doğdum ben. 41 yıldır birçok kez ölüyorum sandım, ama her defasında ölmeden yeniden, tekrar tekrar doğdum. Her defasında daha iyi, daha dingin, daha güçlü, daha güzel, daha mutlu, daha huzurlu…
Demem o ki, insan isterse tekrar tekrar doğuyor; hem de bazen anka misali, küllerinden. Tam da benim gibi. Yaş dediğin, rakamlardan ibaret, yaşanmışlıklar önemli.
41’i doldurduğum bugün; hak etmediğimi yaşatan hiç kimseyi asla affetmiyorum, hakkıma giren hiç kimseye hakkımı helal etmiyorum, yanımda olan ve gerçek beni tanıyan tüm dostlarımı daha çok seviyorum, ki onlar iyi ki var, hepiniz iyi ki varsınız.
Yeni yaşımdan dileğim; ailem başımda olsun, kocam beni dizlerinde uyutsun, dostlarım her daim yanımda bulunsun, yuvam huzurla dolsun! Daha ne olsun?
Ve… beni ‘anne’ yapan 41 yaş! Sana selam, sana minnet, sana sevgi ve elveda. Teşekkür ederim Tanrım!
İYİ Kİ DOĞDUM BEN!
BUGÜN BENİM DOĞUM GÜNÜM!
(Visited 110 times, 1 visits today)